Ben ve Atlar


Ben emine, eşim talat`tan 4 sene önce ayrılmıştım. Boşandıktan sonra akhisar`ın bir köyüne yani baba evine geri dönmüştüm. Henüz 27 yaşındaydım ve şehrin tüm nimetlerinden köyde de faydalanıyordum. Geçen dört yılda köy evindeki komşumuz kerim ağa’nın üniversitede okuyan oğlu hasan`la güzel bir ilişkimiz olmuştu. Hasan benim şehirden ayrılırken aldığım ama kullanamadığım bilgisayarı ve interneti iyi kötü öğretmişti. Bu eğitimin karşılığı olarak, yarak açlığımı bilen hasan beni her fırsatta sikmiş, doyurmuştu.




Yaşamım öylesine sıradan ama köy hayatı için dolu geçiyordu. Annem-babam iyice yaşlandığı için hayvanlara bakma görevini de ben yerine getiriyordum. sabahları erkenden kalkıyor inekleri, danaları ve buzağıları harıma (tarlaya) götürüyor, atları ve eşeği de meraya salıyordum.




Akşamları da başta hasan olmak üzere köyün tüm genç takımı bizim evin hanay odasında oturup muhabbet ediyor, günün yorgunluğunu atmaya çalışıyorduk. Günler günleri kovaladı. Okullar açılınca hasan`ın ankara`ya girmesi gerekiyordu. Yarraksızlık iyice başıma vurmuştu.




Birgün akşam hayvanları ahıra yerleştirdim. Yorgunluktan bitkin duruma düşmüştüm. Sırayla her hayvanın önüne kuru otlardan atarken besili olan ve babamın sağa sola giderken bindiği kıratın sikinde kıpırdanmalar başlamıştı. Aklıma bir anda kıratın sikiyle oynaşmak geldi. Fakat o dev siki nasıl sertleştirecektim?.




Parmağımın ucunu tükrüğümle ıslatıp atın sikine dairesel masajlar yaptım. Yaklaşık bir karış kadarı dışına çıktı. Bu görüntü beni delirtti. Hemen başımı atın sikine uzatıp dilimle uyarmaya başladım. Fakat beceremedim.




Aklıma hemen bir kurnazlık geldi. Kıratı ahırdaki dişi eşeğin arkasına çektim. At eşeği sikmek için ön ayaklarını havaya kaldırdığında siki bir anda sertleşti. Bu anın tadını çıkarmalıydım. Atın yularını aşağıya bağlayarak şaha kalkmamasını sağladım ve dizlerimin üzerine çömelerek atın sikine doğru yaklaştım. Aman tanrım. O ne öyle. Sanki bir metre ve en az kolum kadar kalın.






Emmeye başladım...


Atı okşaya okşaya ve huylandırmadan elimi sikine attım. Önce dil darbeleri attım sonra da başını tamamen ağzıma alarak emmeye başladım. Korkunç zevk almaya başlamıştım. Ne talat`ın ne de hasan`ın yarrakları böyle zevk vermemişti. Bir taraftan atın yarrağını emiyor bir taraftan da elimle sıvazlıyordum. At birden boşalmaya başlamıştı. Sarımtırak ve cıvık döllerle yüzüm ve göğsüm yıkanmıştı.




Atı tekrar iştaha getirmek için yularını çözdüm ve başını dişi eşeğin amına gelecek şekilde kaldırdım. Eşeğin amını koklarken atın siki tekrar kazık gibi olmuştu. Zevkten çıldırmak üzereydim. Bu kol gibi yarağı nasıl içime alabilirim diye düşünürken birden duvar dibinde dizili yem kasalarını gördüm. Hemen iki yem kasasını ardarda koyarak atın altına yerleştirdim üzerine de bir hasır koydum. Atın altına yattım.




Önce yarağı doya doya yalayarak iki kere boşaldım. Zaten amım vıcık vıcık olmuştu. Siki amıma yaklaştırdım ve sürtmeye başladım. Yarrağın başı iyice büyümüştü. Yavaşça soktum. Sanki amıma beş yarak birden giriyordu. Pompalamaya başladım. Her pompalamada atın yarağı 20-30 cm içime giriyordu. Yaklaşık 3-5 dakika sonra at boşaldı. Bense sayısını bile hatırlamıyorum.




Günlerim böylece geçti. Canım her yarak istediğinde kıratım hazırdı. Ahırda ara sıra atla eşeği, bazen de danayla inekleri sikiştiriyordum. Daha sonraki günlerde de dananın ve köpeğimiz karabaş`ın sikini emdim. Karabaş`ın siki de çok güzeldi. Onu da diğer mektubumda anlatacağım.